KÖZ AHBAPLIĞI

Kolay görünse bile sana beni unutmak,
Sahte bir tebessüme kanınca hatırlarsın.
Anlarsın neymiş koru yüreğinde uyutmak,
Gözlerin dumanlanıp yanınca hatırlarsın.

Ahbaplık kuramazsın yürekteki köz ile
Uykuyu unutursun kirpik küser göz ile
Sevdiğinin dilinden çıkan bir tek söz ile
Ağustos sıcağında donunca hatırlarsın.

Dokunmaya korktuğun seni incittiğinde,
Bir paçavra misali kenara ittiğinde.
Sükût dolu gidişle sevdanız bittiğinde,
Güneş bir daha doğmaz sanınca hatırlarsın.

Bakışıyla dondurur damarda akan kanı,
Yeniden alamazsın ciğerinden çıkanı.
Ne seni azat eder ne bırakır yakanı,
Çaresizlik boynuna binince hatırlarsın.

Bulutlardan damlayı sağmayı düşlüyorken,
Gökyüzünden toprağa ağmayı düşlüyorken.
Kırkikindi olarak yağmayı düşlüyorken,
Ahmakıslatan gibi dinince hatırlarsın.

Özlemin ağır gelip öne eğer başını,
Görenler hemen anlar, derdini, telaşını.
Gücün tükendiğinde yaşamak savaşını
Kaybedip bir köşeye sinince hatırlarsın

Tek başına kalıp da hayattan bıktığında,
Acıyı yutmak için dişini sıktığında.
Damlaların kirpikten bentleri yıktığında
Gözyaşın yanağına inince hatırlarsın.

Kimseye göstermeyip bahtındaki karayı,
Enkaza döndürürsün gönüldeki sarayı.
Ellerinle dağlayıp içindeki yarayı,
Ekmeğini kanına banınca hatırlarsın.

Senelerce aynada kendine yalan söyle,
Avurtların çökecek hayat kanunu böyle.
Yanındaki insanlar yüzüne bakıp şöyle,
Bu ne kadar değişmiş denince hatırlarsın.

Mevsimlerin karışır bilmezsin kışı, yazı,
Tezenesiz çalarsın ölüm denilen sazı.
İmam tekbir getirip kıldırınca namazı,
Adını musallada anınca hatırlarsın.

Mustafa Erkenekli
07.05.2025 – Ankara

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir