GÖLBAŞI’NA SERENAT

Batıda Pazarcık var, doğuda Doğanşehir,
Cennetten en müstesna köşe bizim Gölbaşı.
Bu memleket, toprağa bereket yağan şehir,
İkliminden tat alır, fıstık, üzüm Gölbaşı.

İstasyondan ses gelir tren edince tehir,
Yazın gurbetçileri ağırlar bütün şehir.
Mevsime göre Göksu, bazen çay bazen nehir,
Gölde bir can yitince bitmez sızım Gölbaşı.

Güneydoğu’da farklı bir ilçesin, kentsin sen,
Geçmişi geleceğe bağlayan kementsin sen.
Birlik beraberliği kaim olan bentsin sen,
Barış ve huzur için sende çözüm Gölbaşı.

Doğudan gelenlere Ozan Köyü mihmandar,
Batıdaki sınırı ta Haydarlı’ya kadar,
Toprağı kıpkırmızı yeri olsa bile dar,
Omuzları kınalı nazlı kuzum Gölbaşı.

Seninle birleşiyor yurdun garp ile şarkı,
Masmavi göllerindir kuşların evi, barkı.
Boynunda gerdan gibi durur Tabiat Parkı,
Ressamın tuvalinde mağrur pozum Gölbaşı.

Pekmez kaynatmak için üzümden çıkar şerbet,
Bastık, yanında fıstık olunca güzel elbet.
Toprağında yeşerir hoşgörü ilelebet,
Savran’da semah çalan dertli sazım Gölbaşı.

Azaplı’nın sofrası çiğ köfteli, kısırlı,
Sazlıkları kamışlı, kürtün otlu, hasırlı.
Birbirine akraba bizim iki Nasırlı.
Çelik’in boranısı tadım, tuzum Gölbaşı.

Yeniköy bebek gibi sanki dolmadı yaşı,
Yeşilova yolunda nöbetçi Bağlarbaşı.
Bağbozumu gelince şenlenir dağı, taşı,
Yaylacık’ta bahara döner güzüm Gölbaşı.

Hacılar çalışkandır hiç değildir ihmalkâr,
Harmanlı’nın insanı sabah erkenden kalkar.
Organize sanayi merkezi oldu Balkar,
Günden güne gelişen parlak yüzüm Gölbaşı.

Unutmamak gerekir elbet Küçükören’i,
Kalemkaşlı çok sever tarlasını süreni.
Kuru üzüm deyince görmeli Belören’i,
Buğdayın firiğinde sönmez közüm Gölbaşı.

Yürürken biraz dalan bulur Karaburun’u,
Kösüklü imeceyle çözer bütün sorunu.
Beraber gülüp oynar dede ile torunu,
Kucağında mutludur oğlum, kızım Gölbaşı.

Doğanşehir’den gelmiş Yarbaşı’nın yarısı,
Vardır Karakuyu’nun Aşağı, Yukarı’sı.
Güzel olur Çöplü’nün üzümünün sarısı,
Sırıklı Yaylası’nda kalan izim, Gölbaşı.

Çatalağaç yol üstü, Hamzalar’ın yarı var,
Akçabel’in inciri, Cankara’nın narı var.
Yazın Meydan Dağı’nın kıştan kalma karı var,
Temmuzda serinleten serin buzum Gölbaşı.

Akçakaya titizdir sanki kırk yarar kılı,
Boruk’un kucağında yatar Karabahşılı.
Örenli’nin ismiydi Kinirli yıllar yılı,
Çakmak’tan Kalemkaş’a süren nazım Gölbaşı.

Aktoprak’ın yarası şehit Ümit ve Özer,
Ahmet, Mikdat ve Musa bütün ilçeyi üzer.
Çataltepeli Savaş, Balkar’da Fuat Özer,
Gencecik fidanlara ağlar gözüm Gölbaşı.

Seni düşündüğüm an duygular geldi dile,
Sayfalarca yazsam da anlatamam nafile.
Vademin dolduğu gün gelince Azrail’e.
Canı teslim ederken en son sözüm Gölbaşı.

14.09.2022
Mustafa Erkenekli

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir